Aşk ve Avokado

Aç kalmadan detoks!

Aç kalmadan detoks!

Yorum Yapılmamış

Detoks yapan pek çok kişinin söylediği: ‘’Kendimi bu kadar iyi hissedene kadar, daha önce ne kadar kötü hissettiğimin farkında  değilmişim!’’

Benim için de aynen böyle oldu. İlk detox denememi bundan iki yıl önce yaptım. Kendimi o kadar enerjik, o kadar zinde hissettim ki zamanla detoksun özünü oluşturan temiz beslenme benim için vazgeçilmez bir hayat tarzı haline geldi.

Toksinlerden arınmış bir beslenme düzenine giren ve sadık kaldığınızda, 1 hafta içinde bu düzenin bedenen olduğu kadar zihinsel ve duygusal faydalarını da görmeye başlayabiliyorsunuz:

  • Sabahları daha dinç ve dinlenmiş kalkmak
  • Daha fazla enerji
  • Daha iyi sindirim
  • Olumlu bir ruh hali
  • Daha iyi odaklanma ve düşüncelerin netleşmesi
  • Alerjilerin azalması
  • Şeker ve karbonhidrata karşı yoğun isteğin azalması
  • Güçlenmiş bağışıklık sistemi
  • Kilo kaybı

Herkesin bedeni ve ihtiyaçları farklı. Tek tip bir beslenme tarzının herkese iyi gelmesine imkan yok. Önemli olan vücudunuzu dinleyip size neyin iyi geldiğini, neyin iyi gelmediğini tespit edebilmek.  Pek çok kişide alerji, inflamasyon, duyarlılık yaratabilecek belli başlı gıda grupları var.  Detox programlarının amacı bu gıda gruplarını bir süreliğine elimine edip vücudu ve özellikle de sindirim sistemini rahatlatmak. Çok önemli başka bir faydası daha var.  On günün sonunda bu gıda gruplarını, ikişer gün arayla teker teker tüketmeye başlarsanız size nelerin dokunduğunu anlayabilirsiniz.

İşte 10 günlük bir detoks programında beslenmenizden tamamen çıkartacağınız gıda grupları:

  1. Şeker
    Zararları ile ilgili destan yazılabilir.  MIT’de yapılan pek çok çalışma şekerin insülin aracılığıyla serotonini aktive ederek bağımlılık yarattığını gösteriyor. Kokain’den 4 kat daha bağımlılık yapıcı olduğunu gösteren çalışmalar var. Şekerli besinler yedikçe beynimizde dopamin reseptörlerinden engelleyici olanlar azalıyor ve aynı tatmine ulaşmak için daha çok şeker yeme isteği oluşuyor. Ayrıca şeker kanser hücrelerini beslemekten tutun vücutta kötü bakteri oluşumuna (candida) kadar pek çok hastalıkla ilişkilendirilmiş durumda. Şeker yemeyi bir süre bırakıp tekrar başladığınızda tadı keskin ve fazla geliyor. Bunu hissedebilmenin tek yolu ara vermek.
    İşlenmiş şekeri kestiğinizde düşük şekerli meyve, sebze ve kuru meyvelerle şeker ihtiyacınızı sağlıklı bir şekilde karşılamanız mümkün.
    10 gün boyunca işlenmiş beyaz veya kahverengi şekerle yapılmış hiçbir şey tüketmeyin. Meyve suları, gazlı içecekler gibi İçinde şeker, früktoz, glikoz, mısır şurubu içeren hiçbir hazır gıda tüketmeyin.
  2. Alkol
    Vücutta toksin etkisi yaratması, tamamen asidik olması ve bağımlılık yapması herkesin bildiği şeyler. Bunlara ek olarak alkol vücudun yağ yakma mekanizmasını yavaşlatıyor, su tutmasına ve şişkinliğe sebep oluyor.
    10 gün boyunca bira, şarap dâhil hiç alkol tüketmeyin.
  3. Glüten:
    Glüten buğday, bulgur, arpa ve çavdarda, ayrıca kontaminasyon yolu ile yulafta da bulunan bir protein. Ekmek, pizza, kek, kurabiye hamurlarına elastikiyet veren, tutmasını sağlayan madde glüten. Adı da zaten yapışkan anlamındaki ‘glue’ kelimesinden geliyor. Çölyak hastalığı olanların kesinlikle glüten tüketmemesi gerekiyor, çünkü glüten ince bağırsaklarında ciddi bir tahribata sebep oluyor. Pek çok diğer kişide ise glutene hassasiyet veya buğday alerjisi olabiliyor. Glütenin insan sağlığına ne kadar negatif etkisi olduğu hala çok bilinmiyor ve pek çok şeyde dolgu maddesi olarak kullanıldığı için gıda endüstrisi tarafından bilinmesi de istenmiyor. Ama ilişkilendirildiği hastalıkların listesi uzun: huzursuz bağırsak sendromu, kronik yorgunluk, eklem ağrıları, fibromiyalji, deri hastalıkları, kabızlık, şişkinlik, ruh hali değişkenliği ve bozuklukları, baş ağrısı, astım… Siz de pizza veya makarna yedikten sonra bir ağırlık çöktüğünü hisseder misiniz?
    Glütenli gıdalar bende direk balyoz etkisi yapıyor!  Aynı şeker gibi glüten içeren unlu ürünler de bağımlılık yapıyor. Ünlü Amerikalı nöroloji uzmanı David Perlmutter Tahıl Beyin kitabında glüten hassasiyetinin insan sağlığına en büyük tehditlerden biri olduğunu söylüyor.
    10 gün boyunca buğday, arpa, yulaf, çavdar ve bunların unlarıyla yapılmış herşeyi beslenmenizden çıkartın.
    Glütenli gıdalar yerine tüketebileceğiniz kinoa, baklagiller, badem, fındık, fıstık, ceviz, karabuğday, esmer pirinç gibi çok daha sağlıklı seçenekler var.
  1. Kırmızı et ve Tavuk:
    Et sindirim sistemini en çok zorlayan besin. Üstelik olabilecek en asidik besinlerden biri.  Üretim şartları ve kullanılan yem ve ilaçlarla ilgili de pek çok soru işareti var.
    10 gün boyunca kırmızı et ve tavuk yemeyin. Et ihtiyacınızı kızartma olmamak şartıyla balık ve diğer deniz ürünlerinden karşılayabilirsiniz.
  2. Sütlü Ürünler:
    Sütlü ürünleri bırakmak biraz zor, biliyorum. Ama gerçekten önemli ve sadece geçici bir süre için yapabilirsiniz.
    Dünya nüfusunun %75’i laktoz intolerant. Türkiye’de bu oran daha bile fazla olabilir. Geçen yıl yaptırdığım gıda intoleransı testinin sonuçlarını almaya gittiğimde doktor bana sonuçlarımın farkını görebilmem için diğer hastaların grafiklerini şöyle bir gösterdi. İstisnasız herkesin vücudu sütlü ürünlere karşı kırmızı alarm veriyordu!
    Sütlü ürünleri azaltmak veya beslenmenizden tamamen çıkartmak için pek çok sebep var:
    Sütlü ürünler vücutta mukus yaratıyor. Eğer boğazınızda geniz akıntısı gibi hisleri sıkça yaşıyorsanız sebebi sütlü ürünler olabilir.  Üstelik ineklerde kullanılan hormon ve antibiyotikler vücudunuza geçiyor ve östrojen etkisi yapıyor.  Şişkinliğe, kilo almaya sebep oluyor.
    10 gün boyunca süt, peynir, yoğurt, tereyağı, kaymak, dondurma ve benzeri bütün sütlü ürünleri kesin.  Şaşırtıcı derecede olumlu sonuçlarını görebilirsiniz.  Bunlar yerine yumurta, avokado, tahin, humus, yeşillikler, badem, kaju fıstığı, salça, kapya biberi gibi doyurucu ve kalsiyum oranı yüksek besinler koyun.  Süt yerine de badem veya hindistancevizi sütü kullanabilirsiniz.
  3. Soyalı ürünler
    Soyalı ürünlerin çoğu işlenmiş, doğal olmaktan uzak besinler. Büyük oranda gdo kullanıldığı da biliniyor. Vücudunuzda asidik bir etki yapıyor. Üstelik işlenmiş soya östrojen etkisi gösterip şişkinlik ve kilo alımına yol açabiliyor. Soyalı ürünlerin rahim kistleri ile bağlantısı olduğunu ileri süren bazı araştırmalar da mevcut.
  4. Mısır:
    Asidik, GMO kullanımı yoğun ve şeker oranı yüksek.

Detoks sırasında çay, kahve gibi kafein içeren içecekleri de bırakmak ideal. Ama kafeini aniden bırakmak şiddetli baş ağrılarına yol açabiliyor. O yüzden tamamen bırakmak yerine azaltmayı ve en azından bir bardak siyah çay yerine yeşil çay içmeyi deneyebilirsiniz. Detoksu hızlandıracak diğer bir alternatif de gün boyu sıcak su içmek. Vücuttan toksinlerin atılmasına çok büyük faydası olacaktır. Dilerseniz içine birkaç dilim limon da atabilirsiniz.

Şu anda büyük olasılıkla diyorsunuz ki, peki bunları bırakırsak geriye yiyecek ne kalıyor!  Aslında o kadar çok taze ve doğal seçeneğiniz var ki:

  • Taze, mevsimsel, tercihen organik sebze ve meyveler
  • Organik yumurta veya bıldırcın yumurtası – alerji veya hassasiyetiniz olduğundan şüpheniz varsa tüketmeyin
  • Kızartma olmamak kaydıyla deniz balıkları
  • Baklagiller: nohut, kuru fasulye, barbunya… İdeali 10 günde en fazla 3 kez
  • Kuruyemiş – eğer kilo vermek istiyorsanız ideali günde bir avuç kadar
  • Avokado
  • Kabuklu esmer pirinç
  • Kinoa
  • Karabuğday
  • Tahin
  • Hurma, goji berry
  • Zencefil, zerdeçal, tarçın
  • Kahvaltı salçası karışımları
  • Zeytin
  • Badem veya hindistancevizi sütü
  • Yeşil çay ve her türlü bitki çayı
  • Maden suyu

Kendinize bir iyilik yapın ve vücudunuza 10 günlük bir detoks molası verin.  Bırakın dinlensin, rahatlasın, kendine gelsin.  İlk birkaç gün zorlanabilirsiniz.  1 hafta sonra ne kadar iyi hissettiğinize inanamayacaksınız.

Birbirinden lezzetli ve doyurucu detoks tarifleri için ana menüde Tarifler altında Detox menüsüne tıklayın.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 2 3 4 5