Aşk ve Avokado

Sütlü ürünler tüketmeli misiniz?

Sütlü ürünler tüketmeli misiniz?

Yorum Yapılmamış

Beslenmede mutlak doğrular yok. Her şey kişiye özel. Ama bir olağan suçlular listesi de yok değil. Bazı besinler azımsanamayacak sayıda kişide gıda intoleransı veya alerji yaratıyor. Sütlü ürünler de bu listenin başında yer alan gıda gruplardan biri.

Aşağıdaki belirtiler veya rahatsızlıklar sütlü ürünler tarafından tetikleniyor olabilir:

  • Şişkinlik
  • Gaz
  • Kronik kabızlık veya ishal
  • Geniz akıntısı, özellikle boğazda kayganlık hissi veren mukus
  • Huzursuz bağırsak sendromu (IBS)
  • Egzama
  • Akne
  • Sinüs tıkanıklığı
  • Alerjik reaksiyonlar (hapşırık, burun ve göz akıntısı, eklem ağrıları…)

Birkaç yıl önce yaptırdığım gıda intoleransı kan testi sonuçlarını konuşmak için gittiğim doktor, bana isimleri kapalı tutarak diğer hastalarının test sonuçlarını göstermişti. İstisnasız hepsinde sütlü ürünler kırmızı alarm veriyordu. Süt, peynir, yoğurt, ayran çok sağlıklı olduğuna inanıp, her öğün bol bol tükettiğimiz gıdalar. Ancak doğaya dönüp baktığımızda insan harici hiçbir canlının bebeklik sonrası süt içtiğini görmeyiz.

2 yaşından büyükseniz süt içmeyin, sindiremeyebilirsiniz!

Süt laktoz isimli bir şeker türü içerir. Laktozun rahat sindirimini sağlayan laktaz enzimi salgılanması 2 ila 5 yaş arası durur. Dünya nüfusunun %65’inin bebeklik sonrası laktoz sindiriminde sıkıntı yaşadığı tahmin ediliyor. En yaygın gıda intoleransı olan laktoz intoleransı gaz, şişkinlik, ishal, sivilce, baş ağrısı gibi pek çoğumuzun yaşadığı sıkıntılar yaratır.

Laktoz intoleransı doktorunuz tarafından hidrojen nefes testi veya kan testi ile tespit edilebilir.

Laktoz sindirimi problemi yaşamayan azınlıktaysanız, sağlıklı olduğunu düşünerek bol bol süt, peynir, yoğurt tüketiyor olabilirsiniz. Bu konuda uzman Dr. David Ludwig ve Dr. Walter Willett’in, Harvard Üniversitesi’nde yaptıkları araştırmalarda, sütlü ürünlerin kemikleri güçlendirdiğini veya kilo kaybına yardımcı olduğunu destekleyen hiçbir kanıt bulamadı. Araştırmaların sonuçları tam tersine sütlü ürünler tüketiminin kilo, kanser ve kemik kırılması gibi ciddi sağlık riskleri taşıyabileceğini gösteriyor.

Dünya çapında 12.000 doktordan ve 150.000 üyeden oluşan Physicians Committee for Responsible Medicine sağlık için ilaç yerine önlem almayı teşvik misyonu ile kurulmuş. Sütlü ürünlerle ilgili yayınladıkları kapsamlı makalede Dr. Ludwig ve Dr. Willett’ın tespitlerini destekleyen önemli bilgiler veriyorlar:

 

Sütün kemik sağlığı için faydası bulunamadı!

Kalsiyum ve kemik sağlığı deyince akla ilk süt, peynir, yoğurt gelir.

Ancak yapılan klinik deneyler sütün kemik sağlığı için sanıldığı gibi faydalı olmadığını gösteriyor.

  • 72.000 kadını 18 yıl boyunca takip eden Harvard Hemşire Sağlığı araştırması süt tüketimini arttırmanın kemik kırılma riski üzerinde bir etkisi olmadığını gösterdi.
  • 2005 yılında Pediatrics dergisinde yayınlanan bir araştırma sütün çocuklarda kemik sağlığını iyileştirici bir etkisi olmadığını gösterdi.

 

Kemik sağlığı için alternatif kalsiyum kaynakları ve D vitamini

Vücut sürekli kemiklerden az miktarda kalsiyum alıp yerine besinlerden gelen kalsiyumu koyuyor. Dolayısıyla kemik yoğunluğunu kaybetmemek için yeterli miktarda kalsiyum almak kritik önem taşıyor. Bunun için ihtiyacınız olan miktar, günde yaklaşık 600 mg. Daha fazlasının kemik sağlığına artı bir faydası yok. 600 mg kalsiyumu almak için sütlü ürünlere veya kalsiyum haplarına ihtiyacınız yok. Örneğin, 100 g bademde 240 mg, 100 g maydanozda 200 mg, pişmiş bir bardak pişmiş brokolide 200 mg, 1 bardak pişmiş fasulyede 190 g kalsiyum var. Kalsiyum için tüketebileceğiniz diğer besinlerden bazıları tere, susam, tahin, sardalya balığı ve kuru incir.

Kemik sağlığı için kritik olan yeterince D vitamini alabilmeniz. D vitamini olmadan, vücut besinlerden alınan kalsiyumun sadece %10-15’inin emilimini sağlayabiliyor. D vitamini için en iyi kaynak güneş ışığı. Günde 15 dakika güneşlenmek D vitamini ihtiyacınızı karşılamak için yeterli olabilir.

Hormon, antibiyotik ve toksik kalıntılar

Süt doğal olarak IGF-1, östrojen gibi hormonlar içerir. Bunlara ek olarak, süt üretimini arttırmak için ineklere sentetik büyüme hormonları vermek sıklıkla rastlanan bir uygulama. Süt yoluyla insan vücuduna giren bu hormonlar normal hormon fonksiyonlarını etkileyebilir.

Süt üretiminde başka bir yaygın uygulama da antibiyotik kullanımıdır. Bu antibiyotiklere sütte kalıntı olarak rastlanabilir.

Zirai ilaçlar, melamin, diyoksin gibi diğer toksik maddeler de süt yoluyla vücuda girip birikebilen kalıntılar arasında yer alır.

Sütlü ürünlerdeki hormonlar ve üreme organlarında kanser riski

Sütlü ürünler tüketimini, prostat, yumurtalık ve göğüs kanseri riskinde artış ile ilişkilendiriliyor.

İnek sütü IGF-1 isimli insüline benzeyen bir büyüme hormonu içeriyor. Sürekli sütlü ürünler tüketenlerde kanda bu hormonun yükseldiği gözlemleniyor. 21,660 katılımcıyı 28 yıl boyunca gözlemleyen Physicians Health Study kapsamında günde 2.5 porsiyon sütlü ürünler tüketenlerin prostat kanserine yakalanma riskinin 0.5 porsiyon tüketenlere göre daha yüksek olduğunu tespit edilmiş. Başka bir araştırma, kanında yüksek seviyede IGF-1 dolaşan erkeklerin düşük seviyelerdekilere göre 4 katı fazla prostat kanseri riski taşıdığını göstermiş.

Sütten gelen başka bir hormon da östrojen. Östrojen hücrelerin hızlı şekilde çoğalmasını sağlıyor, bu da kanserin yayılmasını hızlandırabiliyor. Erken teşhis edilmiş göğüs kanseri hastası 1,893 kadın üzerinde yapılan bir araştırma (Life After Cancer Epidemiology) günde 0,5 porsiyon sütlü ürün tüketiminin bile ölüm riskini önemli oranda arttırdığını göstermiş.

İsveç’te yapılan bir araştırma laktoz ve sütlü ürünler tüketiminin yumurtalık kanseri ile ilişkilendirmiş. Benzer konuda yapılan Iowa Women’s Health Study, günde bir bardaktan fazla süt içen kadınların yumurtalık kanserine yakalanma riskinin 1 bardaktan az içenlere göre %73 daha fazla olduğunu göstermiş.

Süt proteini intoleransınız olabilir

Sütte kazein ve peynir altı suyu proteini olmak üzere iki tip protein bulunur. Bu proteinler alerjik reaksiyonlar yaratabilir. Semptomları anlamak kolay değildir. Bazı kişilerde kabızlık, diğerlerinde ishal yapabilir. Eklem ağrılarına veya kafada bulanıklığa sebep olabilir.

Eğer sızıntılı bağırsak sendromu gibi bir rahatsızlığınız varsa kazein bağırsaklardan kana karışır. Bağışıklık sistemi yabancı madde olarak algıladığı kazeini yok etmeye çalışır. Vücudun kazeinle savaşmak için salgıladığı histamin ishal, hapşırık, gözlerin sulanması, burun akıntısı gibi semptomlara sebep olur. Yani aslında normal şartlarda kazeine intoleransınız olmasa bile, sızıntılı bağırsak sendromunuz varsa reaksiyon oluşabilir.

Sütlü ürünlerden vazgeçemem diyorsanız en sağlıklı tercihler neler…

Eğer sütlü ürünlerden vazgeçemem diye düşünüyorsanız keçi, koyun ve manda sütünden yapılanları tercih edin. Süt içmek yerine sindirimi kolaylaştıran, faydalı probiyotik bakteriler içeren yoğurt veya peynir tüketin.

Yoğurt, peynir bizim yemek kültürümüzün önemli parçaları. Ama bunları her gün tüketmek yerine, hakkınızı sadece keyif için, mesela hafta sonları kullanmakta fayda var.

Eğer kimyasal kalıntılar istemiyorsanız organik tüketmeniz de önemli. Ancak sütün organik olması bütün sorunları halletmiyor. Hamileyken sağılan organik ineklerin sütü hormon dolu. Bir bardak sütün içinde yaklaşık 60 değişik büyüme hormonu var. Büyümek istemiyorsanız uzak durmakta fayda var!

İlla ki süt isterim diyorsanız, badem sütü gibi hem son derece lezzetli hem de faydalı alternatifler deneyin, belki daha bile çok seversiniz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 2 3 4 5